ANKARA Türkiye ile Irak arasındaki ticaret hacmi, yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre kayda değer bir artış gösterdi. Ancak rakamların arkasındaki hikâye, toplam tutardan daha öğretici: siparişleri kimin kazandığını artık fiyat değil, lojistik maliyet ve teslimat güveni belirliyor.
Kurgusal Ticaret Verileri Enstitüsü'nün derlediği ilk yarı tablosu, sektörler arasında belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor. İnşaat malzemeleri ve gıda işleme hatları ivme kazanırken, hazır giyimde hacim yatay seyretti.
Lojistik maliyetin belirleyiciliği
Sahadaki ihracatçıların ortak gözlemi net: Irak pazarında rakip tekliflerin fiyat farkı çoğu kalemde yüzde beşin altına indi. Bu daralma, karar terazisini navlun, sigorta ve sınır geçiş sürelerinden oluşan toplam lojistik faturaya kaydırdı.
Okudunuz mu?
Kara koridorunda kilometre başına maliyetin görece istikrar kazanması, planlama yapabilen firmalara avantaj sağladı. Buna karşılık ani rota değişiklikleri, küçük ölçekli tedarikçilerin marjını eritmeye devam ediyor.
Teslimat güveni prim yapıyor
Bağdat ve Basra'daki alıcılarla yapılan kurgusal saha görüşmeleri, sipariş yenileme kararlarında en ağır kriterin söz verilen tarihte teslim olduğunu gösteriyor. Geciken bir parti, sonraki üç ihalede davet listesinden düşmek anlamına gelebiliyor.
Bu nedenle bazı ihracatçılar, sözleşmelere gönüllü gecikme tazminatı maddesi ekleyerek fark yaratmayı deniyor. Yöntem riskli olsa da, ilk yarıda bu maddeyle çalışan firmaların tekrar sipariş oranı belirgin biçimde yüksek ölçüldü.
Soğuk zincirin dar boğazı
Gıda ve ilaç kalemlerinde büyümenin önündeki en somut engel, sınır hattındaki soğutmalı bekleme kapasitesi. Karataş yakınında devreye giren yeni park alanı rahatlama sağladı; ancak yaz aylarındaki talep zirvesinde kapasitenin yeniden zorlanması bekleniyor.
Sektör temsilcileri, ikinci yarı için önceliğin ek soğutmalı depo yatırımları ve randevulu geçiş sisteminin gıda araçlarına genişletilmesi olduğunda hemfikir.
İkinci yarı için üç senaryo
Enstitünün baz senaryosu, mevcut ritmin korunması hâlinde yıl sonu hacminin çift haneli büyümeyle kapanacağını öngörüyor. İyimser senaryo, gümrük dijitalleşmesinin sanayi ürünlerine tam yayılmasına bağlı.
Kötümser senaryo ise bölgesel enerji arzındaki olası dalgalanmalara dayanıyor: elektrik kesintilerinin üretim planlarını bozduğu bir çeyrek, kazanılan ivmeyi hızla geri verebilir.
Özetle ilk yarının dersi şu: Türkiye-Irak hattında rekabet artık fabrika kapısında değil, yolda kazanılıyor. Lojistiğini yönetemeyen, fiyatını da koruyamıyor.




