ANKARA Irak Ticaret Bakanı Esir el-Zeydi'nin 28 Temmuz 2026'da Ankara'ya gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ilişkilerin kriz yönetiminden ekonomik entegrasyona doğru evrildiğinin sinyalini verdi. Zeydi, ziyaret öncesinde Anadolu Ajansı'nda yayımlanan makalesinde, ilişkilerin artık yalnızca güvenlik, su ve ticaret dosyalarıyla ölçülmediğini, ortak coğrafyanın karşılıklı çıkarların inşası için bir temel oluşturduğunu belirtti.
Zeydi, Irak'ın doğal kaynakları ve stratejik konumu ile Türkiye'nin sanayi ve teknoloji birikiminin birleşerek bölgenin en önemli ekonomik ortaklıklarından birini oluşturabileceğini ifade etti. Irak'ın istikrar ve kalkınma hedeflerine, Türkiye'nin ise altyapı, enerji ve ulaştırma alanlarındaki deneyimine dikkat çekti.
Ziyaretin ana gündem maddesi, Irak'ı Basra Körfezi'ndeki Fav Limanı üzerinden Türkiye ve Avrupa'ya bağlayacak olan Kalkınma Yolu projesi oldu. Zeydi, projeyi 'üçüncü nehir' olarak nitelendirerek, bunun yalnızca bir ulaştırma koridoru değil, bölgesel ekonomik entegrasyonu yeniden tanımlayacak bir kalkınma hamlesi olduğunu söyledi. Projenin, sanayi kentleri ve organize bölgelerin kurulmasına, binlerce kişiye istihdam sağlanmasına ve bölgesel ticaretin canlanmasına katkı sağlayacağını vurguladı.
Okudunuz mu?
Türkiye, Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin Nisan 2024'te imzaladığı dörtlü mutabakat zaptıyla hayata geçirilmesi planlanan proje, Irak topraklarında yaklaşık 1.200 kilometrelik demir yolu ve otoyol hattını kapsıyor. Zeydi, ziyaret sırasında enerji, ulaştırma, eğitim ve su alanlarında sözleşmeler imzalandığını ve Irak'ın Türkiye'ye günlük 1 milyon varil petrol tedarik edebileceğini açıkladı.
Uzmanlar, Kalkınma Yolu'nun iki ülke arasındaki su ve güvenlik gibi kronik sorunların çözümünü de kolaylaştırabileceğini değerlendiriyor. Türkiye'ye Körfez pazarlarına açılan geniş bir ticaret koridoru sağlayacak projenin, karşılıklı bağımlılığı artırarak anlaşmazlıkların aşılmasında ekonomik bir teşvik oluşturacağı belirtiliyor.
Ancak uzmanlar, projenin hayata geçirilmesinin önünde bürokrasi, karar alma süreçlerindeki çok başlılık, yolsuzluk ve siyasi istikrarsızlık gibi iç engeller bulunduğuna da dikkat çekiyor. Bu engellerin aşılabilmesi için özel sektörün projelerde daha fazla rol alması ve ortak yatırımların siyasi değişimlerden etkilenmeyecek şekilde kurumsallaştırılması gerektiği ifade ediliyor.
Kaynak: TRT عربي



