BAĞDAT Irak'ın ilaç pazarı büyüyor ve Türkiye bu büyümenin içinde. T.C. Ticaret Bakanlığı'nın sektör araştırması, pazarın hacmini ve Türkiye'nin konumunu net ortaya koyarken, girişin asıl eşiğinin ithalat rakamlarında değil kamu alım mekanizmasında olduğunu gösteriyor.
Rapora göre Irak 2024 yılında 1,6 milyar dolarlık ilaç ithalatı gerçekleştirdi. Türkiye, Irak'ın en çok ithalat yaptığı üç ülkeden biri konumunda. Sağlık alanında önemli yatırım ve reform süreçleri gözleniyor; hükümet geçmişten gelen eksiklikleri kapatmak için başta hastane olmak üzere sağlık hizmetlerine yatırımını artırıyor. Beklenti, vatandaşların yurt dışında tedavi yerine yerinde hizmet alabilmesi yönünde.
Yerli üretim kapasitesini artırma ve ilaçta yerelleştirme çabaları var, ancak rapor kısa ve orta vadede yurt dışından ilaç ihtiyacının güçlü biçimde süreceğini öngörüyor.
Okudunuz mu?
Türkiye lehine algı
Rapor, ithalata dayalı bir ekonomiye sahip Irak'ta Türkiye'nin Çin ile birlikte en büyük ürün tedarikçilerinden biri olduğunu ve Türk ürünlerinin kaliteli olduğuna dair bir tüketici bilinci bulunduğunu kaydediyor. Sağlık hizmetleri tarafında Türkiye'de tedavi gören çok sayıda Iraklı hasta bulunması, Türk ürün ve firmalarına yönelik pozitif yaklaşımı besliyor.
Vergi tablosu iki katmanlı
Irak Gümrük Tarife Cetveline göre ilaçlarda gümrük vergisi yüzde 0,5. Ancak Irak Bakanlar Kurulu'nun 12 Eylül 2023 tarihli toplantısında ulusal ilaç sanayini güçlendirmek amacıyla hammadde vergilerinde değişikliğe gidildi. Bu kapsamda tıbbi cihaz, sarf malzemesi ve temel operasyonel malzemelerde vergi oranı kamu kurumlarının ithalatında yüzde 0,5, özel firmaların ithalatında yüzde 4 olarak ayrıştırıldı.
Bu ayrım tesadüfi değil; raporun tehdit bölümünde tarif edilen politika yöneliminin bir parçası.
Asıl eşik: KIMADIA ihaleleri
Raporun en kritik uyarısı kamu alımlarına ilişkin. Irak hükümeti, birçok sektörde olduğu gibi ilaçta da yerli üretimi kayırmak için ilave gümrük vergisi ve ithalat yasağı gibi tedbirlere başvurabileceğini ifade ediyor. Somut mekanizma ise şu: kamu ilaç alım kurumu KIMADIA'nın ihalelerinde yerli üretime mümkün olduğunca öncelik veriliyor.
Irak'ta ilaç talebinin önemli bölümü kamu kanalından karşılandığı için, bu öncelik ithalatçı firma açısından doğrudan pazar erişimi meselesi hâline geliyor. Rapor, yatırım yoluyla pazara girişi ayrı bir fırsat başlığı olarak değerlendiriyor; mevzuatta eksiklikler ve bürokratik sorunlar sürse de hukuki, idari ve ekonomik altyapının kısa-orta vadede gelişmesi bekleniyor.
Piyasayı bozan iki unsur
Rapor iki yapısal riski özellikle işaret ediyor. Birincisi kaçak ürün: Irak'a gerekli ithalat izinleri alınmadan çok sayıda denetimsiz ürün sokulduğuna dair tespitler mevcut ve bunların piyasayı ve rekabeti bozucu etkisi var. İkincisi taklit: fikri mülkiyetle ilgili yasal koruma ve ceza mekanizmaları yeterince işlemediği için pek çok üründe taklit ve tağşiş görülebiliyor. Rapor, marka sahibi Türk firmalarının bu riski göz ardı etmemesini ve tespit hâlinde Bağdat Ticaret Müşavirliği'ni bilgilendirmesini öneriyor.
İdari süreçler de ayrı bir yük. Rapor, Irak'ta işlemlerin zaman alabildiğini, adımlarla ilgili belirsizlik yaşanabildiğini ve süreçlerin dijital değil ağırlıklı olarak matbu evrak üzerinden yürüdüğünü kaydediyor.
Dağıtım tarafında ise reçeteli ilaçların reçetesiz verilmesi 1970 tarihli Eczacılık Mesleğinin İcrası Kanunu ile yasak olsa da, eczanelerde ve kayıt dışı piyasada reçetesiz temin edilebildiğine dair değerlendirmeler bulunuyor. Eşdeğer ilaçlara izin veriliyor, maliyet nedeniyle teşvik bile edilebiliyor.
Kaynak: T.C. Ticaret Bakanlığı — Irak İlaç Sektörü Pazar Araştırması Raporu

